Vogue Kids'de Her Çocuk Ispanak Sevmez


Şubat 2015'de Vogue Kids'in konuğuydum ve kitabımı tanıtan keyifli bir söyleşi yaptık. Söyleşinin haberini şu linkte bulabilirsiniz. Söyleşi sorularından bir iki tanesini buradan da paylaşayım.

Günümüzde herkes çocuğunun iştahsız olduğunu düşünür oldu. Peki, gerçekten “iştahsız çocuk” ya da  “yemek seçen çocuk” kime denir?
 
Yemeği yemektense onu keşfetmekle daha meşgul olan, yemeklerinden şikâyet eden ve onlara burun kıvıran, yeni yiyecekler denemek istemeyen, değişik formdaki ya da renkteki yiyecekleri reddeden, uzun bir süre sadece belirli bir iki yiyeceği (köfte-pilav gibi) yemek isteyen, oyun oynamayı yemek yemeğe tercih eden, yemeklerini saklayan, atan ya da masanın altından kedisine yediren, ya da sebze, meyve, protein gibi bir yiyecek grubundan kaçan, ve buraya kadar saydıklarıma benzer davranışlar sergileyen çocuklara “yemek seçen çocuk” denebilir. 
 
Böyle çocuklar, halk arasında, seçici, iştahsız, hatta “zor çocuk” olarak da adlandırılır. Bir kısmı büyüdüklerinde de böyle olmayı sürdürürken, kimisi ise zaman içinde yeni zevkler edinerek, değişik mutfaklarla tanışarak, farklı arkadaş ve aileleri örnek alarak, hayattaki deneyimleri ve algıları ışığında, farklı lezzet arayışları geliştirebilirler. Hatta bir takım U dönüşleri bile yapabilirler. 
 
Yemek seçen çocuklar için en etkili yöntemler ya da yaklaşımlar nelerdir? Mesela, ters psikoloji işe yarar mı? 
 
Şunu hiçbir zaman unutmamak gerekir: Çocuk bir bireydir. Savunma kalkanları zayıf olmakla birlikte, algıları oldukça açıktır. Bu kişiye özgü donanımları ışığında onun da bir şeyleri sevmemesinden, reddetmesinden daha doğal bir şey yoktur. Çocuğun sevmeme ve reddetme hakkındaki doğallığı ne kadar çabuk görür ve kabul edersek, ters psikolojilere, sonuçsuz mücadelelere, uykusuz gecelere de o kadar hızla son verir, çocuğumuzla iletişim kanalları açık, keyifli ve keşifli sofralara oturmaya başlarız. Etkili yöntemlere gelecek olursak, kitapta daha da fazlasını bulabileceğiniz ve araştırmalar sonucu derlediğim tavsiyelerden bir kaçını paylaşayım: Mesela işe sabırlı olmaktan başlamak gerek. Yemek seçen bir çocuğu olan uzun bir yoldadır ve en önemli vasıf da sabırdır! İkinci olarak, çocuğunuzun az yemesinden kendinizi suçlu hissetmeyin. Türk toplumunda, kendini suçlu hissetme eğilimi büyüktür ancak hiç böyle düşünmeyin. Dedim ya çocuğunuz da bir birey, ve işte bu akşam balık yemek istemiyor!!! Neden zorluyoruz ki, bazen bizde istemiyoruz…